B.L. / Avustralya

Birleşmiş Milletler

Medeni ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşme

_________________________________________________________________________________ 

İnsan Hakları Komitesi

Başvuru No: 2053/2011, B.L. / Avustralya

Komite tarafından 112. oturumda (7-31 Ekim 2014) kabul edilen görüşler

 

Değerlendirme

Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi 23 Mart 1976 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, 168 devlet tarafından onaylanmıştır. Türkiye bu Sözleşme’yi 23 Eylül 2003 tarihinde onaylamış, 24 Kasım 2006 tarihinde ise Sözleşme’nin bireysel başvuru yoluna ilişkin Ek İhtiyari Protokol’ünü onaylamıştır.

B.L./Avustralya kararı “Dahili yer değiştirme alternatifi” (veya “Dahili kaçış alternatifi”) prensibinin Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme çerçevesinde yer bulup bulmadığının değerlendirilmesi açısından önem arz etmektedir. Dahili yer değiştirme alternatifi, kendi ülkesi içinde başka bir yere yerleşerek zulüm görme tehlikesinden kurtulma olanağı olan kişinin mülteci statüsü kazanamayacağına ilişkin bir kavramdır. Bu kavram 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşmesi’nde yer almadığı halde, devletlerin uygulamasında mülteci statüsü belirlenmesi kapsamında oldukça sık başvurulan bir yoldur. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri’nin (‘BMMYK’)  belirttiği üzere, dahili yer değiştirme alternatifi  yanlış uygulanması halinde mülteci hukukunun temellerinden olan sığınma hakkı ve kişinin zulüm riski olan yere geri gönderilmemesi ilkesini zedeleyebilecek niteliktedir.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi, B.L./Avustralya kararında Senegal’de dini bir tarikattan kaçarak Avustralya’dan sığınma talebinde bulunan ve bu talebi reddedilen B.L.’nin başvurusunu incelemiştir. İnsan Hakları Komitesi kararında başvurucunun Senegal’de başka bir yerde neden yerleşemeyeceğine ilişkin sebep ileri süremediğini ve başvurucudan Senegal’de devlet korumasından faydalanabileceği başka bir yere yerleşmesinin beklenmesinin mantıksız olmayacağını belirtmiş ve dolayısıyla başvurucunun Senegal’e iadesinin ne 6. madde kapsamında yaşama hakkını, ne de 7. madde kapsamında işkence yasağını ihlal edeceği sonucuna ulaşmıştır. Her ne kadar kararda İnsan Hakları Komitesi doğrudan dahili yer değiştirme alternatifi kavramına atıfta bulunmasa da  Komite üyelerinden Gerald L. Neuman, Yuji Iwasawa ve Dheerujlall B. Seetulsingh katılan görüşlerinde bunun dahili yer değiştirme alternatifinin Komite tarafından kabulü anlamına geldiğini savunmuştur. Öte yandan  Komite üyesi Fabián Omar Salvioli  bu kararın dahili yer değiştirme alternatifinin Komite tarafından kabulü anlamına gelmediğini vurgulamıştır.

Daha önce hiçbir kararını dahili yer değiştirme alternatifine dayandırmamış olan İnsan Hakları Komitesi’nin bu kararı ile  dahili yer değiştirme alternatifini kabul edip etmediği hakkında kesin bir sonuca ulaşmak mümkün değildir. Komite’nin görüşünün belirginleşmesi için konu hakkında daha fazla karara ihtiyaç duyulmaktadır. Bununla birlikte Komite gelecek kararlarında dahili yer değiştirme alternatifini uygulayacak olursa bile bu konuda BMMYK’nın  yayınladığı ilkelere uygun hareket edip etmeyeceği de merak konusudur. Bu hususta BMMYK dahili yer değiştirme alternatifinin mülteci hukukun ilkelerinden biri olmadığını, Devletlerin uygulamasında yer aldığını vurgulamaktadır.  BMMYK sığınma hakkı ve kişinin zulüm riski olan yere geri gönderilmemesi ilkesinin ihlalini önlemek için dahili yer değiştirme alternatifinin tek başına bir test olarak uygulanmamasını, mülteci statüsü belirlenmesi kapsamında bütüncül bir sürecin parçası olarak ele alınmasını önermektedir.

İnsan Hakları Komitesinin dahili yer değiştirme alternatifine ilişkin içtihatları bu karar ile kısıtlı olsa da, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komite dolaylı olarak dahili yer değiştirme alternatifini ele almıştır.  İşkenceye Karşı Komite, PKK ile ilişkilendirildikleri için Türkiye’den kaçarak diğer ülkelerden sığınma talebinde bulunan kişilerin başvurularını incelerken Türkiye’de PKK ile ilişkilendirilen kişilere karşı işkencenin yaygın bir uygulama olduğunu, Türkiye’de yerleşebilecekleri güvenli yerler olmadığı ve dolayısıyla bu kişilerin Türkiye’ye iadesinin Birleşmiş Milletler İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme’nin ihlali ile sonuçlanacağını belirtmiştir. (Bkz: Hayden/İsveç; Alan/İsviçre; Ayas/İsveç).

Dahili yer değiştirme alternatifi kavramının Türkiye’den kaçarak başka ülkelerden sığınma talebinde bulunan kişilerin İnsan Hakları Komitesi’ne yapacakları başvurulara etkisi, özellikle İnsan Hakları Komitesi’nin PKK ile ilişkilendirilen kişilerin başvurularında Türkiye’de dahili yer değiştirme alternatifini uygulayıp uygulamayacağı merak konusu olup, ancak gelecek kararlar ile netliğe kavuşacaktır.  Bunun yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru yoluyla kişinin zulüm riski olan yere geri gönderilmemesi ilkesini incelemektedir. Bireysel başvuruların incelenmesinde Mahkeme’nin dahili yer değiştirme alternatifini uygulayıp uygulamayacağı, uygulaması halinde bu durumun Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ile olan uygunluğu da yine gelecek kararlar ile belirlenecektir.

 

Değerlendirme: Kübra Berberoğlu

Çeviri: Defne Orhun

Sosyal Medya